Gebelik sırasında oluşan fissur (makatta çatlak)

GEBELİKTE KABIZLIK VE BASUR (HEMOROİD)

HAMİLELİKTE KABIZLIK VE BASUR
İnsanlar genellikle günde bir defa büyük abdest (defekasyon) yaparlar. Ancak modern dünyada insanların yaşam biçimi (posasız yiyecekler, hareketsiz bir yaşam tarzı gibi…) kabızlığın son derce yaygın bir durum olmasına neden olmaktadır. Genellikle zaten var olan kabızlık gebelikte anne adayının kendini daha çok dinlemesi veya biraz artmış kabızlığı artık tolere edememesi nedeniyle çok yakınılan bir durum olarak karşımıza çıkar. Hormonların etkisi ve gebe rahmin bağırsaklara yaptığı basıya bağlı olarak gelişen kabızlığın tedavisi gerekmemektedir. Eskiden bunun üzerinde fazlaca durulmakta ve kabızlığa bağlı zehirlenmeler olabileceği bile savunulmaktaydı. Ama kalın bağırsaklarda emilimin fazla olmaması nedeniyle burada uzun süre kalan gaytanın (büyük abdest) herhangi önemli bir yan etkisinin (çok uzun süre kalmaması kaydıyla) olmadığı ve kabızlık yaşayan bir annenin ilaçlarla ishal yapılarak defekasyon yapmasının fazla bir anlamı olmadığı, hatta ilaçlara bağımlılık ve ishale bağlı tuz-elektrolit kaybının daha büyük olumsuzluklar yapabileceği ileri sürülmektedir. Ancak bağırsakta oluşan gazın verdiği rahatsızlık nedeniyle tedavi önerilmektedir. Kabızlıkta ilk önerilen davranış ve beslenme değişiklikleridir.

Hemoroid (Basur) makat etrafındaki toplar damarların genişlemesidir yani varisidir. Hemoroidin ana nedeni uzun süren kabızlıktır.Gebelik başlıbaşına hemoroid oluşumunu ve şikayetlerin artmasını kolaylaştıran doğal bir süreçtir. Hamilelerde hemoroidin ilk belirtisi genellikle dışkıda görülen taze kandır. Kanamalar genellikle kısa sürelidir ve her dışkılamada tekrarlar. Kanama dışında görülen diğer belirtiler özellikle dışkılamayla başlayan ve uzun süre devam eden ağrıdır. Ayrıca ele gelen kitle ve şişlikte olabilir. Hemoroidi gebelik esnasında tamamen tedavi etmek mümkün olamamaktadır. Tedavide ağrı kesici haplar ve kremler, dışkıyı yumuşatan ilaçlar, oturma banyoları etkili olabilir.

Gebelik sırasında oluşan fissur (makatta çatlak), hemoroid (basur), gibi hastalıklara bağlı ağrı, üşenme, tuvalet bulamama nedeniyle defekasyon işleminin ertelenmesi sonucu rectum (gaytanın depolandığı kalın bağırsağın son kısmı) zamanla genişler, tembelleşir ve kabızlık nedeniyle aşırı ıkınmalar sonucu sinirlerin de zedelenmesiyle kabızlık iyice yerleşir. Bunu yenmenin en iyi yolu hastanın her gün aynı saatte kendisini defekasyon için zorlamasıdır. Rektumun boşalmasına neden olan karın içi basınç artışının sağlanması için en uygun pozisyonda defekasyon denenmelidir. Hastada anal fissur, hemoroid gibi ağrılı defekasyon ve sonucunda seyrek olarak tuvalete gitmeye neden olabilecek durumlar varsa tedavi edilmelidir. Ağızdan alınan dışkı yumuşatıcılar ve diyetin rolü azdır. Kişisel çabalar ve küçük lavmanlar yapmak en iyi yoldur. Lavmanlar normal refleks uyanıncaya kadar 2 günde bir tekrarlanılabilir. Buna karşın hareketsiz bir hayat, posasız yiyecekler, az su içme ve gebelikte hormonların artışı ile bağırsak hareketlerinin yavaşlaması nedeniyle ortaya çıkan kabızlıkta diyet önemlidir. Bağırsak hareketlerini artıracak bol sellülozlu (lifli, posalı) her çeşit sebze ve meyve, nişastalı, zeytinyağlı yemekler yenmeli ve bol su içilmelidir. Akşamları içilecek erik, kayısı kompostoları veya sabahları yenilen birkaç kuru incir genellikle yakınmaları azaltır. Mayalı , ekşili ve acılı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Özellikle sabahları bir bardak ılık su bağırsak hareketlerini artırabilir. Kabızlık hemoroid ve fissurleri de arttırır, bu yüzden öncelikle düzenli tuvalet alışkanlığınızı yeniden kazanmaya çalışın. Posalı diyet ve bol sıvı almayı unutmayın.

Hemoroid normal doğuma engel değildir. Eğer büyük hemoroid paketleri ile beraber dış genital organda yaygın varisler var ise veya hemoroid fazla büyüyüp tromboze olup kan pıhtısı içinde birikmiş ise doktor tarafından değerlendirilip sezeryan kararı verilebilir. Basit hemoroidlerde doğumun normal yoldan gerçekleşmesinde engel yoktur. Doğum sonrası genellikle hemoroide bağlı problemler geçer. 3 ay beklenip gerileme olmazsa genel cerrahiye gitmesi önerilir.

Hamilelikte nefes alma zorluğu, nefes alma güçlüğü

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) NEFES ALAMAMA

Hamilelikte nefes alma zorluğu, nefes alma güçlüğü neden olur?
Gebelikte vücudun oksijen ihtiyacı artar. Buna karşın ilerleyen aylarda rahmin yukarı doğru büyümesi ve göğsü sıkıştırmasından dolayı nefes alma zorlaşır. Gebelikte artan hormonlardan özellikle progesteron hormonu beyindeki solunum merkezini uyarır ve daha sık soluk alıp vermeyi tetikler. Bu nedenle gebelikte bir dakikada yapılan solunum sayısı hafif artar ve akciğerler daha fazla oksijen alır.

Gebeliğin son haftalarında bebek doğum kanalına doğru girdiği için rahim aşağıya doğru iner ve göğüsü sıkıştırma etkisi azalır. Anne adayı bu haftalarda nefes almakta rahatlama hisseder.

Hangi durumlarda acilen doktora başvurmak gerekir:
– Nefes almada zorluk şikayetine çarpıntı eşlik ediyorsa
– Nefes alırken veya sürekli göğüs ağrısı olması
– Dudaklarda, ellerde ve parmaklarda soluk görüntü
– Şiddetli öksürük
– Ateş yüksekliği,üşüme, titreme
– Boğazdan kan gelmesi

Vajinal akıntı ve enfeksiyonlardan korunmak

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) VAJİNAL AKINTI

HAMİLELERDE VAJİNAL AKINTI (VAJİNİT)

Gebelikte anne adaylarının çoğunda vajinal akıntı vardır ve genellikle gebeliğe bağlı nedenlerle ortaya çıkmış fizyolojik bir akıntıdır.Çoğunlukla tedavi gerektirmez.Gebelikte rastlanan bazı vajinal enfeksiyonlar da akıntıya neden olabilir.Bu enfeksiyonların nedeni bakteriler, mantarlar ya da parazitler olabilir.

Gardnerella vajinalisin neden olduğu bakteriyel vajinozis bu enfeksiyonlar arasında en sık rastlanılandır. İnce kıvamda, gri, homojen, balık kokusu veren akıntı tipik bulgusudur. Normal floradaki laktobasillerin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Cinsel bulaş söz konusu değildir. Bakteriyel vajinozis gebelikte erken membran rüptürü, preterm eylem, erken doğum, koryoamniyonit ve puerperal endometrit riskini artırır. Bu yüzden tanı konduğu taktirde tedavi edilmesi gerekir.

Kadınların yaklaşık %75i hayatlarında en az bir kez mantar enfeksiyonu geçirir. En sık etken candida albicanstır. Hastalarda en sık yakınma vulva ve vajende kaşıntı, peynir kesiği şeklinde, kokusuz, beyaz renkte akıntıdır. Kaşıntının yarattığı tahrişe bağlı kızarıklık, idrar yaparken yanma hissi diğer sık karşılaşılan şikayetlerdir. Gebelikte vajen ph‘sında izlenen değişiklikler candida enfeksiyonuna yatkınlığı artırır. Anne adayında muayenede tesadüfen saptanan mantar enfeksiyonlarını, annenin şikayeti yoksa tedavi etmeye gerek yoktur. Şikayetler belirginse gebelikte kullanımı uygun lokal (fitil,krem) tedaviler tercih edilir. Bazı gebelerde gebelik boyunca tekrarlayan mantar enfeksiyonu meydana gelse de çoğunlukla gebeliğin bitimiyle enfeksiyon da ortadan kalkar. Cinsel yolla bulaş söz konusu değildir ve eşinde herhangi bir bulgu olmadıkça partner tedavisine gerek yoktur.

Trichomonas vajiniti anne adaylarının %25 ‘inde vajinit etkeni olarak karşımıza çıkar. En sık belirtisi kötü kokulu, bol köpüklü, sarı renkli akıntıdır; eşlik eden kaşıntı şikayeti olabilir. Cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olduğu için eşlerin de tedavi edilmesi gerekir. Kesin olmamakla birlikte suların erken gelmesi ve erken doğum tehditine neden olabileceği düşünüldüğü için gebelikte tanı alan tüm hastalar mutlaka tedavi edilmelidir.

Vajinal akıntı ve enfeksiyonlardan korunmak için pamuklu çamaşırlar kullanılmalı ve günde en az iki kez değiştirilmeli ya da günlük hijyenik ped kullanılmalıdır. Çamaşırların deterjanla değil sabunla yıkanması ve kızgın ütüyle ütülenmesi, mantar enfeksiyonlarına yatkınlığı artırması nedeniyle aşırı şekerli gıdalardan kaçınılması ve prezervatif kullanımı vajinal akıntı ve enfeksiyonlara karşı korunmada faydalıdır.